BİLDİRİLER

BİLDİRİ DETAY

Gülşah ŞİŞMAN, Ülkü ELİUZ
DİLDE VE DİLLE ÇOĞALAN ANLAMLAR: BİLGE KARASU’NUN ESERLERİNDE METİNLERARASILIK
 
Bilge Karasu ilk edebi ürünlerini 1950’lerin başında verir ve kırk beş yıl süren yazın yaşamı boyunca roman, hikâye, şiir, deneme, eleştiri, mektup, çeviri, opera librettosu ve radyo oyunu türünde metinler üretir. Çağa tanıklık etmek amacı ile kaleme aldığı eserlerinde sanatın dönüşme/ dönüştürme gücünden yararlanarak alışılagelmiş anlatı ya da anlatım biçimlerinin dışına çıkmak ister. Sanatkârın deneysel edebiyat ürünü niteliğindeki bu yapıtlarında okur, metnin anlam katmanlarına dahil edilir. Yazdıklarıyla, bir anlatının hangi yollarla kurgulanabileceğine dair arayışlarını da ortaya koyan Karasu, yetmişli yıllardan sonra postmodern metin örnekleri vermeye başlar. Sanatkâr, postmodern edebiyat içerisinde yer alan 1979 tarihli Gece ile Göçmüş Kediler Bahçesi, 1982 tarihli Kısmet Büfesi, 1990 tarihli Kılavuz, 1995 tarihli Narla İncire Gazel, 1996 tarihli Altı Ay Bir Güz ve 1999 tarihli Lağımlaranası ya da Beyoğlu adlı kitaplarında akımın sunduğu metin üretme olanaklarından geniş ölçüde istifade eder. Bir yapıtı diğerleriyle ilişki içine sokan ve Julia Kristeva’nın çalışmalarıyla postmodernizm öncesinde edebiyat sahasında sesini duyuran metinlerarasılık, üstkurmacanın bir türevi olarak postmodern sanatkârlara kurmacanın sınırlarını zorlama hususunda geniş imkânlar sunar. Çalışmada Bilge Karasu’nun söz konusu eserleri postmodernizmin alt kategorilerinden olan metinlerarasılık bağlamında tahlil edilecektir. Üstkurmacanın bir türevi olarak metnin anlamını çoğaltmaya, yeni anlamlar üretmeye katkıda bulunan yöntemin epigraf, alıntı, gönderge, iç metinsellik, montaj, kolaj gibi alt başlıklarının eserlerdeki tespiti ile metinlerarasılığın Bilge Karasu yazını üzerindeki etkisi ortaya konacaktır.

Anahtar Kelimeler: Bilge Karasu, Postmodernizm, Metinlerarasılık



 


Keywords: